İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ALGI ŞEYTANLIĞI

Napolyon, kelimelerin her bir insandaki farklı tesirini ve kelimelere gerçek manasına çok aykırı anlamlar yüklenebileceğini şöyle ifade etmiş: “Bana farklı anlamda yorumu mümkün olmayan bir cümle getiriniz, sizi onunla idam edeyim.”

İman cephesinin en muhteşem sembollerinden İmam Ali (k.v.), ilginçtir, imanını kaybettiği iddiasıyla bir topluluk tarafından tekfir edilmişti. O güruh birçok ayette açık ve anlaşılır olma özelliği bildirilen Kur’an’ı bile farklı yorumlamışlar ve yorumlarına dayanarak o büyük İslam kahramanını kâfir ilan etmeye cüret edip nice cinayetler de işlemişlerdi.

Gözün önüne bir kıl gelse, koca dağı görünmez kılar.

Daracık bir odamız var. Dört duvarı da ayna ile kaplı. Odamızı alabildiğince geniş görürüz. Ta ki ayna kırılınca anlarız ki odamız aslında daracıkmış.

Bir çizgi süratle hareket ettirilse geniş bir satıh gibi görünür. Halbuki ince bir hattır.

Anlayış, idrak, basiret, gözlem, yanılgı, aldatılma ve benzer nice kelimenin hayatımıza yansıması ile kimliğimiz oluşuyor.

Apaçık beyanların anlaşılmasında bile insanlar ihtilaf yaşayabiliyor. Bir de şeytani zekaların ürettiği tuzak kavramları, bu paralelde tv’ler ve sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan videolar, haberler, filmler, dizileri düşünelim..

Dünyada ticaret algı üzerinden yürütülüyor. Pazarlama teknikleri insanların algı genetiğine uygun şekilleniyor. Hatta ürünlerin içerisine algıda yönlendirme etkisi olacak katkı maddeleri konuluyor.

Kitlelerin öfkeleri algılarla oynanarak tetikleniyor.

Melek gibi insanlar algı operasyonuyla itibarsızlaştırılıp dehşetli birer şeytan olarak zihinlere nakşedilirken, iğrenç işlerde iblisle yarış halindeki zalimler ise aynı usullerle kahramanlaştırılıp toplumun kalbinin başköşesine adeta çakılıyor.

Koca ülkelerin kudretli hükümetleri algı oyunlarıyla alaşağı edilirken yine koskoca ülkelerin halkları bir başka ülkedeki savaş, yıkım, katliam ve vahşetlere karşı duyarsızlaştırılıp, oralarda olan biten, tepkisizliği ve duyarsızlığı netice verecek şekilde medya organları eliyle yansıtılıyor.

Birtakım coğrafyalarda ülkesini müdafaa eden vatansever grupları terörist örgüt; bir memleketi sömürme amaçlı kurulmuş çeteleri ise kahramanlar ordusu olarak bize yutturabiliyorlar.

“Arş…” kelimesi nasıl koskoca bir orduyu harekete geçiriyorsa, seçilmiş birtakım kelimelerin, ustaca kurgulanmış görseller ve video efektleri, montajlar eşliğinde sunumuyla o kelimeler toplumsal dalgalanmaları doğuracak adeta sihirli etkilere sahip hale getiriliyor.

Yaşanmış sayısız hadisenin en küçük özeti olan şu cümlelerle yapmak istediğimiz şey, özellikle memleketimiz aleyhinde şu günlerde ziyadesiyle yoğunlaşan ve yeryüzünün en profesyonel algı şeytanları tarafından yürütülen bilgi kirliliğine dikkat çekip alarm vermekten ibarettir. Olağan üstü bir durumda göstereceğimiz milli mukavemetimizi şimdiden felç etmeyi hedefleyen çalışmalar bunlar.

Bir peygamber duasının meali ile yazımızın zarfını kapatalım:

“Allah’ım bize Hakk’ı hak olarak göster ve bizi Hakk’a tabi olmakla rızıklandır. Allah’ım bize batılı batıl olarak göster ve bizi batıldan sakınmakla rızıklandır!”

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir